4 Mart 2012 Pazar

Çözdüm...Her Şey Çok Basit

Çözdüm
herşey çok basit
denize doğru
üç beş dakıka yeter derdimi anlatmaya
zaten çoğu sey değmez çok konuşmaya
denize doğru
denize doğru
düşlerimde bile kaçtım
denize doğru
aslında kaçmak değil sevgiye koşmak
sessizdiler ama çoktular
biraz deli biraz çozuktular
denize doğru
denize doğru
kolunu kaptıranlara care bulunmaz
yaşam bizden hızlı beklesen olmaz
kararımı çoktan verdim
denize doğru
denize doğru
gülmez çünkü hiç bilmez
dertleri ağır
bütün kapılar çalınır
ama bilgeler sağır
mışlar mişler ne demişler
burada bulamamışlar
denize doğru
denize doğru
giitim çunku eskıttım kentın sokaklarını
kimsenın umurunda değil
suratlar soguk
ardımda cok sey bırakmadım
kalanlarıda almadım
denize doğru
denize doğru
adını düşürenlere üzülsen değmez
sesini kaybedenlerın bir şarkısı olmaz
kararımı çoktan verdim
denize doğru
denize doğru
Bülent Ortaçgil

3 Mart 2012 Cumartesi

Bir Terrence Malick Filmi...The Tree of Life

64.Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülüne layık görülen The Tree of Life, yönetmen Terrence Malick'in 5. uzun metrajlı filmi.
Hatırlarsanız bu film Cannes'da seyirciyi ikiye bölmüştü.
Filmi çok sevenler ve yuhalayanlar.
Ben çok sevdim filmi...
Ruhunu içime yansıtışını, titreşimlerini, iyi kötü anılarımı nasıl bölük pörçük hatırlıyorsam Jack'in çocukluk anılarını da aynı gözle görmeyi...
Görüntü yönetmeni Emanuel Lubezki'nin muhteşem doğa ve evren görüntülerini, sevginin sarıp sarmalandığı ilahi ışığı, orijinalleri Alexandre Desplat'ın yaptığı cennet tınılarındaki müziğini,Malick'in oraya buraya salınan kamerasını ve basite indirgenmiş dışses diyaloglarını pek çok sevdim.
1960'lar da Amerika'nın bir küçük kasabasında geçen filmin ana teması, 3 erkek çocuğu olan O'Brien ailesinin 19 yaşındaki çocuklarının ölüm haberini almasıyla yaşanan acı ve tutulan yasın aileyi nasıl etkilediği.
Anne rolünü Jessica Chastain, Baba rolünü Brad Pitt oynuyor.Sean Penn'i ise yıllar sonrasında dahi ölen kardeşinin ardından hala yas tutan ve anılarında sorgulayan kardeş olarak görüyoruz.
Çocukların büyüme hikayeleri,ergenliğe geçişlerinde yaşadıkları başkaldırış ve sorgulamalar, babanın otorite kurma çabası uğruna sevgisini gösterememesi, annenin çocuklarına ve ailesine sonsuz sevgisinin, acıya katlanışının ve muhteşem bir görselliğin filmi The Tree of Life.
Film de Malick'in yine imgelerini kullanarak fazla kafa yorduğu evren ve varoluşla ilgili belgesel tadı da bulacaksınız.
Seyredin derim...
Biraz da yönetmenden bahsedelim;
1969 yılından beri sinemanın içinde yönetmen, senarist, yapımcı olarak yer alan Mallick yıllardır Hollywood'la bağlantısını koparmıştı bildiğiniz gibi.
Pek üretken olmasa da filmlerin de imgeleri ve görselliği çok iyi kullanan bir yönetmen.
Bir Malick klasiği olarak otlar arasında gezinen eller, penceredeki rüzgarla sallanan dantel perdeler, enseden etkileyici saç hareketleri, havada buluşan eller gibi imgeler The Tree of Life'da da çokca yer alıyor.
Malick, önümüzdeki yıllara dizilmişve oyuncu kadrosu yıldız isimlerle donatılmış dört yeni projeyle sırasıyla karşımıza çıkacak.
Bunlarla ilgili detaylar ise şöyle;
Voyage of Time:
Brad Pitt, Emma Thompson ve Daniel Newman gibi isimlerin seslendireceği bir kainat dökümanteri.
Untitled Terrence Malick Project;
Halen bir isim kazanmamış olsa da başrollerini Ben Affleck ile Rachel McAdams’ın paylaştığı bu romantik dram, bir süre önce çekildi ve neredeyse tamamlandı. Önümüzdeki yıl izlemeyi beklediğimiz film, Rachel Weisz, Michael Sheen, Javier Bardem, Jessica Chastain, Amanda Peet ve Barry Pepper gibi isimleri de bir araya getiriyor.
Lawless;
Malick’in son dönemin belki de en parlak yıldızına dönüşen Ryan Gosling’i başrole taşıyan ve çekimlerine önümüzdeki yıl başlamayı düşündüğü filmi, Christian Bale, Cate Blanchett ve Rooney Mara gibi isimlerden oluşan bir kadroyla karşımıza çıkacak.
Knight of Cups;
Malick’in “Lawless”ın hemen ardından çekimlerine başlayacağı ve neredeyse hiçbir detayı belli olmayan son yeni filmi ise yine Christian Bale ve Cate Blanchett’ı başrole taşıyor ve yanlarına Isabel Lucas’ı ekliyor…
Gülbin Tatlıağız

Türkiye Odak Ülke...2013 Londra Kitap Fuarı


''Londra Kitap Fuarı'' bu sene 41.yıldönümünü kutlayacak.
16-18 Nisan 2012 de gerçekleşecek olan, dünyanın önde gelen yayıncılık ve kültür baskenti olan fuar, dünya yayıncılığının geleceğine yön veren gelismeleri kesfetme, anlama ve edinme olanağı sağlar.
Telif haklarının yanında baskı, radyo, TV, film ve dijital ortamlar için dağıtımının kullanım haklarının görüsmeleri ve satısının yapıldığı küresel bir bulusma yeridir.
Bu yılın odak ülkesi ''Çin'' olacak.
Odak Ülke programı, belli bir pazara dikkatleri çekmek ve o bölgeye ve yayıncılık sektörüne yönelik ticari bağlantıları vurgulamak ve dünyanın geri kalanı ile ticari ilişki imkanları sunmak amacıyla 2004 yılında ilk kez uygulanmıştır.
2013 Londra Kitap Fuarı'nda ''Odak Ülke'' ise Türkiye olarak belirlendi.
Bu sayede Türkiye'deki yayıncıların, uluslararası alanda isbirliği gelistirmelerine ve sektörün daha rekabetçi bir yapıya kavusmasına destek olunması amaçlanıyor.
Türkiye'nin Odak Ülke olarak Londra Kitap Fuarı'na katılımını desteklemek amacıyla British Council Türkiye isbirliği ile İstanbul basta olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinde çesitli kültür, sanat ve edebiyat etkinlikleri düzenlenecek.
Bu etkinliklerden ilki, 2-9 Mart arasında İstanbul ve Konya'da düzenlenecek olan "Yazarlar Turu" ile baslıyor.
Yazarlar Turu etkinliği kapsamında dünyaca ünlü yazarlar; Anjali Joseph, Evie Wyld, Maggie Gee, Tim Pears ve Tom Connolly
Türkiye'yi ziyaret ederek çesitli konu baslıkları altında paneller düzenleyecek.İsteyen herkesin katılımına açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek bu etkinliklerde katılımcılar sevdikleri yazarları dinleme ve onlarla tanısma imkânı bulacaklar.
Etkinliğin İstanbul ve Konya Programı'na aşağıdaki bağlantıları tıklayarak ulaşabilirsiniz.
İstanbul
Konya