film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Haziran 2010 Pazar
2 Haziran 2010 Çarşamba
BOTERO...Medellin'li Adam

21. yüzyılın en merak uyandıran sanatçılarından biri olan Fernando Botero'nun 64 yapıtından oluşan sergi 4 Mayıs'dan beri Pera Müzesi'nde sanatseverlerle buluşuyor.
Pera Müzesi ayrıca 2 Haziran tarihinde ''Botero-Medellin'li Adam'' adlı Belgesel Film'in de gösterimine yer veriyor.
18 Temmuz tarihine kadar gösterimde olacak filmin yönetmeni Peter Schamoni , And Dağları'ndaki ücra bir kasabada, zor koşullar altında büyümüş sanatçının 75. yaşını kutlamak amacıyla, etkileyici başarı öyküsünü otantik bir biçimde anlatıyor.
GÖSTERIM GÜNLERI
HAZİRAN
2 Çarsamba / 19:00
3 Persembe / 19:00
4 Cuma / 15:00
5 Cumartesi / 14:00
TEMMUZ
7 Çarsamba / 19:00
9 Cuma / 19:00
10 Cumartesi / 15:00
11 Pazar / 15:00
14 Çarsamba / 19:00
16 Cuma / 19:00
17 Cumartesi / y 15:00
18 Pazar / 15:00
Gösterimler ücretsiz.
Botero, anavatanı Kolombiya'daki müzelere ise 200 civari yapıtını ve modern Avrupa sanatı örneklerinden oluşturduğu anlamlı koleksiyonunu bağışladı - "Hazineler" olarak bilinen bu yapıtların orijinalleri Kolombiya'da o güne dek hiç görülmemişti.
2005'te sanatçının yapıtlarında yeni bir başlangıç gerçekleştiğinden söz etmek mümkün.
Botero yeni bir konuyu, Abu Ghraib'deki Irak hapishanesinin işkencelerini ve korkunçluğunu hiddetle ve büyük bir enerjiyle ele almaya başladı. Film, Botero'nun Abu Ghraib imgelerini ve taşıdıkları önemi, bütün yapıtları bağlamında geniş bir izleyici kitlesine sunuyor.
Daha fazla bilgi için ;
www.peramuzesi.org.tr
Meşrutiyet Caddesi No.65 Tepebaşı - Beyoğlu
Tel. + 90 212 334 99 00
Etiketler:
belgesel,
BOTERO,
film,
Medellin'li Adam,
Pera Müzesi
I know what it is to be young ...
‘Biçimsiz ve bozulmuş bir bedenin bekçisi olan bir insan için, yani benim için, saygınlık nedir? Ben, hayatı, özgürlüğü seven çoğu insan gibi, yaşamanın bir hak olduğuna, ama bir mecburiyet olmadığına inanıyorum.’ [Ramon Sampedro] Aslında bir filmden bahsetmek istiyordum uzun uzun.
Mar Adentro (İçimdeki Deniz)
Alejandro Amenabar'ın yönetmenliğini, senaristliğini ve müziklerini yaptığı,
2004 İspanya/İtalya/Fransa ortak yapımı bu unutulmaz filmin soundtrack'i için internette gezinirken, Orson Welles'in çok sevdiğim, '' I know what it is to be young'' şarkısının arka görüntülerinde filmin karelerini gördüm.
Böyle muhteşem bir bütünlük yakaladığınızda,
ruhunuz kanatlanır bedeninizden,
havalanıp çırparsınız kanatlarınızı
özgürce...
konmamacasına...
zamansız hayallerinizde.
So my friend, let's make music together...
Alejandro Amenabar'ın bu filmi Venedik'te ikinciliği, başrol oyuncusu Javier Bardem'e de En İyi Erkek Oyuncu ödülünü almıştı.
Gülbin Tatlıağız
Etiketler:
alejandro amenabar,
film,
javier bardem,
orson welles,
şarkı
23 Mayıs 2010 Pazar
''Altın Palmiye Ödülleri Belli Oldu''
63. Uluslararası Cannes Film Festivalinde Altın Palmiye, Taylandlı yönetmen Apichatpong Weerasethakul’un “Uncle Boonmee Who Can Recall His Past Lives” filminin oldu.Jüri Başkanlığı'nı Amerikalı yönetmen Tim Burton’un yaptığı festival'de, Büyük Ödül Fransız yönetmen Xavier Beauvois’nın “Of Gods and Men” filmine verildi.
Jüri ödülü, Çadlı yönetmen Muhammed Salih Harun’un “A Screaming Man” filminin oldu.
En iyi yönetmen ''On Tour” filmiyle Fransız Mathieu Amalric
En iyi erkek oyuncu ödülünü “Biutiful” filmindeki rolüyle Javier Bardem ile “La Nostra Vita”daki performansıyla Elio Germano paylaştı
En iyi kadın oyuncu ödülünü “Certified Copy” filmindeki rolüyle Juliette Binoche
En iyi senaryo ödülü Kore filmi “Poetry”nin
İlk yönetmenlik tecrübesinin ödüllendirildiği Altın Kamera ödülü “Ano Bisiesto” filminin Meksikalı yönetmeni Michael Rowe 'a verildi.
En iyi kısa film Fransız filmi “Chienne d’Histoire”
Festival 12 Mayısta Ridley Scott’un “Robin Hood” filmiyle açılışı yapmıştı. Julie Bertuccelli’nin “The Tree” filmiyle son budu.
Gülbin Tatlıağız
Etiketler:
altın palmiye,
cannes film festivali,
film
22 Mayıs 2010 Cumartesi
Hrant Dink Cinayet Dosyası...Altın Küre

Türkiyeli Ermeni gazeteci Hrant Dink'in 2007 Ocak ayında İstanbul’da öldürülmesinden sonra çekilen, cinayet öncesini, Ermenilerle Türkler arasındaki ilişki zorluğunu ve Türkiye’yi sarsan Hrant Dink suikastçılarının bugün iyice açığa çıkan ‘derin devlet’ ile ilişkilerini ele alan yapımcılığını ve yönetmenliğini Gazeteci Osman Okkar ve Simone Sitte'nin birlikte üstlendiği ''Hrant Dink Cinayet Dosyası'' adlı belgesel film 11.si düzenlenen Dünya Medya Festivali'inde Altın Küre ödülü aldı.Almanya’nın Hamburg kentindeki Delphi Showpalast adlı gösteri salonunda düzenlenen törende Hrant Dink’in
eşi Rakel Dinkel Dink, filmin yüz yılın hikâyesi olduğunu söylediği konuşmasında “Bu hikâye, doğruyu, adaleti, gerçeği hayatı pahasına savunan birinin yaşam hakkının elinden alındığının hikâyesi. O, doğruluk, adalet ve gerçeklerin söylenmesi gerektiğini söylediği için öldürüldü.” demiş.Yönetmen Okkan'ın ödül törenindeki sözleri ise “Hrant Dink Cinayeti Dosyası” adlı belgesel filme verilen ödülü Hrant Dink’in yaşamına ve mücadelesine verilen bir ödül olarak nitelendirerek, “Bu ödül, aynı zamanda barışın da simgesi olacak” olmuş.
28 Şubat 2009 da 14.Türkiye/Almaya Film Festivali'nde de gösterilen film Türkiye'de gösterime girecek mi? bu konuda bir bilgi yok maalesef...
Gülbin Tatlıağız
Etiketler:
belgesel,
film,
hrant dink,
hrant dink cinayet dosyası
2 Mayıs 2010 Pazar
Altyazı...The Secret In Their Eyes
Irene : Isıdoro Gomez. Irza tecavüz ve cinayetten tutukluCezaevinden aldığımız bilgiye göre bir kararname ile salıverilmiş.
İşte belge burada. Nasıl oldu bu?
Savcı : Söyleyeyim.Sizin ikinizin daha fazla dışarı çıkması lazım.
Adalet ıssız bir ada gibi ama biz gerçek dünyada yaşıyoruz.
Siz ikiniz küçük kuşları avlarken biz burada dağdaki gerillaya karşı savaş veriyoruz. Gomez , Gomez, Gomez...Hapisteyken bizim için casusluk yaptı. Genç gerillaları gözetleyip, içeriden bize bilgi veriyordu. İyi iş çıkardı doğrusu. Onu sevdik. Sorun nedir? Anlayamadım.
Irene : Ne dediğinizin farkındamısınız? Suçunu itiraf etmiş bir katil o.
Savcı : Belki öyle ama ama ayrıca zeki ve cesur bir çocuk. Bir eve gizlice girip verdiğimiz işi görebilir. Diğer özel hayatından bize ne, değil mi? Ortada bu kadar huzursuzluk varken...kimin umurunda? Keşke herkesten onun gibi faydalanabilsek.
Irene : Hakim Fortuna ona müebbet hapis vermişti.
Esposito : Onu peşime salacağını bilmiyormuyum sanıyorsun? Beni aptal mı sandın?
Savcı: İki soru sordun.Hangisinden cevaplamaya başlayayım?
Irene : Doğru mu bu?
Savcı : Hanımefendi bana bir iyilik yaparmısınız? Bu işten uzak durun. Yoksa şikayet dilekçesi mi yazacaksınız? Kızmayın ama yapabileceğiniz hiç bir şey yok. Gidin ofisinize oturun, okuyun, kendinizi geliştirin. Harvard'da yeni Arjantin'i öğretmiyorlar.
Size de tanıdık bir dialog gibi geldi mi?
Bu dialogların içinde olmasak da durum pek bir tanıdık değil mi?
Hani faili meçhul bir cinayet vardır.Sonra katil bulunur cezası verilir ama bir bakmışsınız aslında katil o değilmiş. Hatta kahraman olur bazı ülkeler de.
Fim Arjantin'de geçiyor da... O ülke hangisiydi yaa.
Siz hatırladınız mı..?
Gülbin Tatlıağız
Etiketler:
altyazı,
film,
the secret in their eyes
Gözlerindeki Sır - El Secreto de Sus Ojos
Bütün Sırlar Gözlerde Gizlenir...Bakmasını Bildiğiniz de Sır Diye Bir Şey Yoktur.
Hangi Tür filmleri daha çok seversiniz? Polisiye ?, Aşk ?, Dram ?, Politik ?
Butün bu türleri içine almış bir film ''Gözlerindeki Sır''.
Bir adamın gözlerinden bir kadının sevilişini izliyorsunuz özlem duyarak.
Anılarınızda, gençliğinizde geziniyorsunuz bir süre filmin içinden çıkmadan.
Bazı filmlerden sonra sinemayı neden bu kadar sevdiğinizi anlarsınız ya hani...O filmden sonra film seyretme iştahınız birden kabarır ve zamanınızı kovalayarak arka arkaya bir çok film izlemek istersiniz. Böyle hissediyorsunuz bu filmden çıkarken.
Böyle filmleri izledikten sonra kötü filmlerin ayrımını daha iyi yapabiliyor insan.
Filmle ilgili çok detay vermek istemiyorum. Oyunculuklarla, hikayeyle muhteşem bir film yaratmış yönetmen.
Mutlaka seyredin derim...
Arjantin/İspanyol ortak yapımı
2010 En İyi Yabancı Film Ocsarı sahibi
Yönetmen : Juan Jose Campanella
Senaryo : Juan Jose Campanella/Eduardo Sacheri
Hangi Tür filmleri daha çok seversiniz? Polisiye ?, Aşk ?, Dram ?, Politik ?Butün bu türleri içine almış bir film ''Gözlerindeki Sır''.
Bir adamın gözlerinden bir kadının sevilişini izliyorsunuz özlem duyarak.
Anılarınızda, gençliğinizde geziniyorsunuz bir süre filmin içinden çıkmadan.
Bazı filmlerden sonra sinemayı neden bu kadar sevdiğinizi anlarsınız ya hani...O filmden sonra film seyretme iştahınız birden kabarır ve zamanınızı kovalayarak arka arkaya bir çok film izlemek istersiniz. Böyle hissediyorsunuz bu filmden çıkarken.
Böyle filmleri izledikten sonra kötü filmlerin ayrımını daha iyi yapabiliyor insan.
Filmle ilgili çok detay vermek istemiyorum. Oyunculuklarla, hikayeyle muhteşem bir film yaratmış yönetmen.
Mutlaka seyredin derim...
Arjantin/İspanyol ortak yapımı
2010 En İyi Yabancı Film Ocsarı sahibi
Yönetmen : Juan Jose Campanella
Senaryo : Juan Jose Campanella/Eduardo Sacheri
Etiketler:
el secreto de sus ojos,
film,
gözlerindeki sır,
juan jose campanella
1 Mayıs 2010 Cumartesi
Film Müzikleri
FRANK SINATRA - CASABLANCA - AS TIME GOES BY
You must remember this
A kiss is still a kiss
A sigh is still (just) a sigh
The fundamental things apply
As time goes by
You must remember this
A kiss is still a kiss
A sigh is still (just) a sigh
The fundamental things apply
As time goes by
Etiketler:
as time goes by,
casablanca,
film,
Frank Sinatra,
müzik
28 Nisan 2010 Çarşamba
Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali
Bu yıl 6 Mayıs'da başlayacak 13.Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'nde Türkiye'yi temsil edecek 2 film var. 11 e 10 kala ve Köprüdekiler.11 ülkeden 13 film FIBRESCI Ödülü için yarışacak.
Festival 13 Mayıs'da sona erecek.Son gece Jüri Türkiye'den oyuncuların aday olduğu ''Genç Cadı''yı da seçecek.
Aday Filmler ;
İngiltere, Fransa ve Almanya ortak yapımı olan 'Çinli Bir Kız/ She, A Chinese
Avusturya, Fransa, Almanya ortak yapımı 'Mucize/ Lourdes'
Avustralyalı ünlü canlandırmacı Sarah Watt’ın ikinci kurmaca uzun filmi
Cherien Dabis’in yönettiği Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada ortak yapımı 'Amrika/ Amreeka', 2009 (Arapça Amerika)
Yarışmada Almanya’yı temsil eden 'Sana Bağlandım/ Close to You'
Müslüman kadının kimliğini belirleyen sosyal ve dini güçlere dikkat çeken, İranlı kadın sanatçı Shirin Neshat’ın ilk kurmaca uzun filmi 'Erkeksiz Kadınlar/ Women Without Men'
Yarışmaya Amerika Birleşik Devletleri’nden katılan bir diğer film olan Aramızda (Between Us, 2009)
Hollandalı video sanatçısı Sonja Wyss’in görsel sunumu ve deneysel anlatımıyla yarışmadaki diğer filmlerden ayrılan filmi 'Kış Sessizliği/ Winter Silence'
Festivalin halihazırda FIPRESCI ödüllü filmlerinden Esther Rots imzalı 'Derimden de İçeri/ Can Go Through Skin'
'Nora’sız Beş Gün/ Five Days Without Nora' yarışmaya Meksika’dan katılıyor.
Yarışmaya İsviçre’den katılan film ise 'Yuva/ Home'
www.ucansupurge.org
24 Nisan 2010 Cumartesi
Yeni Sinema Hareketi-23 Nisan - 9 Mayıs

Ve... Yeni Sinema Hareketi Başladı!
Geçen ayın sonlarında yaptıkları basın toplantısıyla duyurulan bu projeden bahsetmiştim.
9 mayıs'a kadar sürecek ''Yeni Sinema Günleri'' nde bazı gösterimlere filmlerin yapımcı, yönetmen ve oyuncuları da katılıp, gösterim sonrası sinemaseverlerle bir arada olacak, program özel sohbet oturumları ve partilerle zenginleşecek.
Program detayları aşağıdaki linkte;
Gülbin Tatlıağız
Etiketler:
film,
yeni sinema günleri,
yeni sinema hareketi
1 Nisan 2010 Perşembe
''Emek''siz Festival









29.İstanbul Film Festivali bu hafta sonu başlıyor.Artık bir çoğunuzun bildiği gibi açılış filmlerini o tarihi atmosferini soluyarak izlediğimiz ''Emek Sineması'' nın olmadığı bir festival bu seneki.Festival boyunca gösterilecek film ve etkinlik programını;
http://www.iksv.org/film/program.asp
linkinden ulaşabilirsiniz.
İyi eğlenceler...
Gülbin Tatlıağız
Etiketler:
29.İstanbul Film Festivali,
emek sineması,
film
24 Mart 2010 Çarşamba
eYvah eyvaH
Son zamanlarda seyrettiğim, en içten, en her şeyiyle yerli yerinde bir film.
Hem komedi'nin,hem dramın dozu bu kadar güzel ayarlanabilir.
Sadece Ata Demirer değil, tüm oyuncular çok başarılı.Demet Akbağ'ın Firuzan tiplemesi çok başarılı.
Sadece Ata Demirer değil, tüm oyuncular çok başarılı.Demet Akbağ'ın Firuzan tiplemesi çok başarılı.
Daha fazla bahsetmeyeceğim, ama bana filmi tavsiye eden arkadaşımın dediği gibi; ''kendiniz için bir şey yapın ve bu filmi seyredin'' derim...
Yönetmen : Hakan Algül
Gülbin Tatlıağız
Gülbin Tatlıağız
Etiketler:
Ata Demirer,
Demet Akbağ,
Eyvah eyvah,
film
26 Şubat 2010 Cuma
Anthony Hopkins

Gönlümün büyük Aktörü...
1937 Güney Galler doğumludur.Tam adı Phillip Anthony Hopkins.Fırıncı bir babanın oğludur.17 yaşındayken bir amatör tiyatro oyununu gördüğünde,oyuncu olması gerektiğine karar verir.
2 yıllık eğitim için Welsh College of Music & Drama'dan burs kazanır.(1957-1959)
1960 da Manchester Kütüphanesi Tiyatrosu'na sahneleme yönetici asistanı olarak kabul edilir.
1961 de Londra Kraliyet Drama Sanatı Akademisi'nden burs alarak 1963 de gümüş madalya ile mezun olur.
Sir Laurence Olivier'in de öğrencisi olur, gençlik kariyerine bir çok tiyatro oyunu,yönetmenliği ve çeşitli filmlerlerdeki oyunculuğuyla devam eder.
İlk çıkış filmi ''Aslan Yürekli Richard'' dır.
1968-1980 arasında bir çok fim de oynayan Hopkins ilk büyük ününü David Lynch'in muhteşem fimi ''The Elephant Man'' ile kazanır.
1985 de David Hare'nin ''Pravda'' prodüksiyonu ile British Theatre Assocation'ın En iyi Aktör ödülünü Laurence Olivier'in elinden aldı.
National Theatre'da olduğu yıllar için de Kleopatra ve Kral Lear'da rol aldı.
1991 yılında oynadığı Kuzuların Sessizliği/The Silence Of The Lambs'deki ,zeki ve kültürlü bir katil olan ,Hannibal Lecter'ı canlandırdığı rolü ile ''En İyi Erkek Oyuncu'' Oscar'ını aldı. Bu film dört dalda Oscar kazanan bir film oldu.
Daha bu filmin etkisi bitmemişken,1992 de Copolla'nın ''Bram Stoker's Drakula'',yine 1992 de James Ivory'nin ''Howards End'' ile her karaktere bürünebilecek bir oyuncu olduğunu ispat etti.
1993 de ''Günden kalanlar/The Remains Day'' ve ''Nixon'' filmlerindeki performansı ile En iyi Erkek Oyuncu Oscar'ına aday gösterildi.Günden Kalanlar'daki rolü ile British Academy of Film & Television Arts tarafından En İyi Aktör ödülünün sahibi oldu.
1993 yılında şövalyelik ünvanı aldı.
Kimileri için fazlaca ölçülü,duygularını bir türlü açıklamayan,soylu ve ciddi bulunan Hopkins her türlü rolün altından başarıyla kalkan bir aktör takdirini kazanmıştır.Sinema tarihinin en iyi ''NIXON'' u olmuştur mesela.
1995 yılında Edward Zwick'in,İhtiras Rüzgarları/Legends Of the Fall'ı,
Oliver Ston'un Nixon'u
1996 da James Ivory'nin Picasso'yla Yaşamak/Surviving Picasso'su ile ünlü kişileri canlandırmakta ki başarısını da seyirciye ve Akademik çevrelere ispat etmiştir.
1997 Amistad, 1998 de Junket Whore,The Mask of Zorro ve Joe Black
1999 Instinc , Siegfried & Roy, The Magic Box,Titus
2000 How the Grinch Stole Christmas, Mission Impossible,Hearts in Atlantis
2001 HANNIBAL
2002 Bad Company,Red Dragon
2003 The Human Stain
2004 Alexander, Proof
2005 The World's Fastest Indian, All the King's Men
2006 Bobby, Fracture
2007 Beowulf, Slipstream
2008 The City Of Your Final Destination,
2009 The Wolf Man
2010 King Lear
22 Şubat 2010 Pazartesi
Bir ALTYAZI
21 Şubat 2010 Pazar
Notebook
Allie : Why didn't you write me? It wasn't over for me, i waited for you for seven years, but now it's too late.
Noah : I wrote you 365 letters. I wrote you everyday for a year.
Allie : You wrote me?
Allie : You wrote me?
Noah : yes...It wasn't over, it still isn't over
Öyle sevdim ki bu filmi...
Belki gençlik yıllarımızın o unutulmaz ''Love Story'' si...
Öyle yalın ,öyle içten,öyle olağan...
Günümüzün unutulmuş yanı...AŞK
Ama her seferinde başladıkları yere dönerken gururlarını yok saymaları...AŞK
'' O kadın benim sevgilim ve o beni hatırlamasada ben burada kalıyorum...Artık burası benim evim''
'' O kadın benim sevgilim ve o beni hatırlamasada ben burada kalıyorum...Artık burası benim evim'' Yaşlı Noah'ın çocuklarına sözü...AŞK
Fena halde bir obsession,hayatını adadığın bir tercih,olağanüstü bir emek...AŞK
Evet ...seyrederken hüzünleniyorsunuz,ağlıyorsunuz,kıskanıyorsunuz,özlüyorsunuz...
Ama hüzün Allie ve Noah için değil!
Onlar şanslıydılar ...
Tür :Romantik/Dram
Yönetmen : Nick Cassavetes
Senaryo :Jan Sardi,Jeremy Lleven, Nicholas Sparks (Kitap)
Görüntü Yönetmeni :Robert Fraisse
Müzik :Aaron Zigman
Yapım :2004 ABD 115 dk
Oyuncular :
Ryan Gosling(Noah),Rachel McAdams (Allie),James Garner ( Duke),Gena Rowlands (Allie Calhoun),James Marsden (Lon Hammond),Sam Shepard (Frank Calhoun),David Thornton ( John Hamilton),Joan Allen ( Anne Hamilton),Kevin Conolly ( Fin)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




