4 Mayıs 2010 Salı

MAZHAR OLMAK


Bizim gençliğimizde ciltli defterlerimiz vardı.
Cilt kapaklarını kendi renklerimiz veya desenlerimizle süslediğimiz. Deftere heyecanlarımızı , aşklarımızı, ayrılıklarımızı, zamanın etkilendiğimiz veya bizi etkileyen olaylarını, üzüntülerimizi, kahırlarımızı yazar, hayranı olduğumuz ünlülerin, önemli olayların fotograflarını gazetelerden, dergilerden kesip yapıştırırdık.
Araya şiirler katar, anket sayfaları açar, doldurmaları için arkadaşlarımıza verirdik.
Mazhar Alanson'un kitabını elime ilk aldığımda lise çağlarımdaki defterim aklıma geldi. Keşke saklasaymışım.Ne güzel bir belge olurdu o dönemime ait.

Mazhar Alanson'un kitabı çok güzel olmuş. Hem bir dönem anlatılışı, o güzel şarkıların yaradılışı, sözlerin ilk halleri, notaları, resimleri, hayatının önemli anlarıyla, rengarenk bir yaşamın rengarenk bir kaydı ''MAZHAR OLMAK''. İçinde bir de cd'si var.Şu an bunları yazarken dinlediğim.Öyle ki sanki yanımda, bana söylüyormuş gibi hissettiren...

''Bu cd'deki şarkılarımı mikrofon karşısına geçip bir kerede gacırtısı, tısı, tuşu, detonesi, şaşırması, heyecanı, duygusu, hepsi içinde ardarda çaldım söyledim. Neticede sonradan hepsini en düzgün haliyle çaldıysam da; daha daha sonra ilk kaydıma geri döndüm. Dinlerken hatıralar, yıllar gözünüzde canlanabilir. Ne de olsa sahibinin sesinden. Siz de yavaştan yaşlandığınızı hissedebilirsiniz. Eski, yeni aşklarınızı hatırlayabilir, ya da yeniden aşık olmak isteyebilirsiniz. Bir ipucu vereyim. AŞK zordur aklınızda bulunsun.Resimlerime gelince yıllar içinde yaptığım şeyler. Acele etmeden, bazen de acele ederek hazırladığım ve yazdığım bu kitapta bir üniversiteli gencin aşıklar gününde sevgilisine hediye olarak alabileceği fiyattan olsun istememe rağmen, galiba kolleksiyoncular ve meraklıları ilgilendirecek bir fiyata satılacak. Kitaba umarım sıkılmadan bakar, okur, dinler ve seversiniz.Böyle bir örnek olduğunu görmedim. Umarım siz de seversiniz.'' demiş önsözün de Mazhar Alanson.











3 Mayıs 2010 Pazartesi

Samsun Asfaltı

Yeni Türkü'nün o güzelim Samsun Asfaltı ( Mamak Türküsü ) şarkısını bilirsiniz değil mi?

Geldiğimizde otlar yemyeşildi / Ve kuzeydeydi güneş / Kömür deposu boşaldı işte / Mamağa sonbahar geldi./ Güneş altında tutsaklar / Geçen sonbahara bakıyorlar./ Şirin mi şirin gecekondu evleri / Samsun asfaltında otomobiller/ Ne güzeldir yollarda olmak şimdi...

Bu kitabı görünce bu şarkının hikayesinden yola çıkılmıştır, o dönemin yaşanılanlarının hikayeleri vardır içinde diye düşünmüştüm. Aslında özündeki anlam çok farklı sayılmaz.
Hayatla bağ kuran öykülerle oluşturulmuş ''Samsun Asfaltı''.

19 Öykü'den oluşmuş bir kitap. Ankara ve İstanbul'da geçen hayatın içinden öyküler.
Yazarı : Demet Eşrefoğlu Vardar
Chivi Yazıları Yayınevi'nden Mart 2010 da çıktı.

Okuyun derim...

Gülbin Tatlıağız

2 Mayıs 2010 Pazar

Altyazı...The Secret In Their Eyes

Irene : Isıdoro Gomez. Irza tecavüz ve cinayetten tutuklu
Cezaevinden aldığımız bilgiye göre bir kararname ile salıverilmiş.
İşte belge burada. Nasıl oldu bu?

Savcı : Söyleyeyim.Sizin ikinizin daha fazla dışarı çıkması lazım.
Adalet ıssız bir ada gibi ama biz gerçek dünyada yaşıyoruz.
Siz ikiniz küçük kuşları avlarken biz burada dağdaki gerillaya karşı savaş veriyoruz. Gomez , Gomez, Gomez...Hapisteyken bizim için casusluk yaptı. Genç gerillaları gözetleyip, içeriden bize bilgi veriyordu. İyi iş çıkardı doğrusu. Onu sevdik. Sorun nedir? Anlayamadım.

Irene : Ne dediğinizin farkındamısınız? Suçunu itiraf etmiş bir katil o.

Savcı : Belki öyle ama ama ayrıca zeki ve cesur bir çocuk. Bir eve gizlice girip verdiğimiz işi görebilir. Diğer özel hayatından bize ne, değil mi? Ortada bu kadar huzursuzluk varken...kimin umurunda? Keşke herkesten onun gibi faydalanabilsek.

Irene : Hakim Fortuna ona müebbet hapis vermişti.

Esposito : Onu peşime salacağını bilmiyormuyum sanıyorsun? Beni aptal mı sandın?

Savcı:
İki soru sordun.Hangisinden cevaplamaya başlayayım?

Irene : Doğru mu bu?

Savcı : Hanımefendi bana bir iyilik yaparmısınız? Bu işten uzak durun. Yoksa şikayet dilekçesi mi yazacaksınız? Kızmayın ama yapabileceğiniz hiç bir şey yok. Gidin ofisinize oturun, okuyun, kendinizi geliştirin. Harvard'da yeni Arjantin'i öğretmiyorlar.

Size de tanıdık bir dialog gibi geldi mi?
Bu dialogların içinde olmasak da durum pek bir tanıdık değil mi?

Hani faili meçhul bir cinayet vardır.Sonra katil bulunur cezası verilir ama bir bakmışsınız aslında katil o değilmiş. Hatta kahraman olur bazı ülkeler de.

Fim Arjantin'de geçiyor da... O ülke hangisiydi yaa.
Siz hatırladınız mı..?

Gülbin Tatlıağız