8 Mayıs 2010 Cumartesi

Şiir Kentin Şiir Festivali

Gezindiğiniz her noktasında içinizden, dilinize kafiyeler oluşturur bu şehir. Kimi sokaklarında hiçliğinizin, kaybolmuşluğunuzun, kimi caddelerinde rengarenk bir hareketin, çoşkunun,kimi semtlerinde aidiyetinizin, varlığın, iki yaka arasında aşklarınızın, duygularınızın,gözlerinizin kamaştığı güzelliğin dile gelişi...yüreğinize değişiyle..gürültüler,sesler incelir, şiir olarak akar içinize İstanbul...
İşte bu şiirsel güzelliğin mekanında düzenlenen Uluslararası İstanbul Şiir Festivali 11 - 15 Mayıs tarihleri arasında çevre seslerini incelterek, duygularınıza seslenecek.

Şiir Hatları Vapuru ile son bulacak Festival Programını;

www.istanbulsiirfestivali.org/tr/index.asp

adresinden edinebilirsiniz.

Gülbin Tatlıağız

6 Mayıs 2010 Perşembe

Hıdrellez Duası...(Sulukuleli Kadınlardan)

HIDRELLEZ DUASI

Sevdiğim kim varsa, kendim de dahil, sevebileceğim herkes de dahil sağlığı iyi olsun.
Kalbi ritmini çalsın.

Yanakları kiraz pembesi, dudakları bal olsun.

Teni sıcak kalsın, enerjisi dışına taşsın.

Ciğerlerinden nefes, midesinden gurultu, bacaklarından güç eksik olmasın.

Kanı bol olsun, damarlarında dönüp dönüp dolaşsın.

Sevdikleriyle birarada olsun.Kolu kollarına değsin, gözü gözlerinin içine baksın. Lafları birbiriyle başlasın. Nesi varsa, bölüşücek, nesi yoksa, bulup getiricek birileri olsun. Bu birileri az ama öz olsun. Bazıları dünyada tek olsun. Sevgisinin tamamını harcasın. Harcasın ki, ona büyük bir miras kalsın.

Sevmekten bıkıp usanmayacağı biri olsun. Onun yeri ayrı olsun. Onu soysun, başucuna koysun, ama yalan uydurmasın. O herşeyine, her haline tek tanık olsun. Bir hareketiyle güldüren, bir hareketiyle ağlatan olsun. Duyguların hepsi onda olsun. Kalbi buna teslim olsun. Bütün şarkılar onu anlatsın. Aşık olsun, sırılsıklam olsun. Kurumasın.

Yapmaktan bıkıp usanmayacağı bir işi olsun. Gerçek başarının bu olduğunu unutmasın. İbadet eder gibi, bu keşfini hergün yeniden kutlar gibi, onu yapıp dursun. Yaptıkça daha iyi yaptığını görsün. Daha iyi yaptıkça bunu başkaları da görsün. O başkalarının bunu gördüğünü, dış gözüyle görsün, iç gözüyle işine baksın.

Neşesi bol olsun.

Kendini mutlu etsin, durduk yere neşelenmek nedir bilsin. İçinde birşey durup durup zıplasın. Duydukları, gördükleri onu gıdıklasın, kahkaha attırsın. Gürültü çıkarsın. Saçma şeyler söylesin. Çocuklukta en şımardığı ana, sık sık gidip gelsin. Nereye gidip geldiği bilinmesin.

Değiştirmek istedikleri değişsin.
İçte ve dışta, iyi günde ve kötü günde tadilat yapsın. Eskilerini atsın, ruhunu havalandırsın. Kapıda hep kamyonu dursun. Dilediği yere taşınsın. Kendinden taşınmak isterse, içindeki güç, dışındaki sevgi ona yardımcı olsun. Bileği, bütün alışkanlıklarıyla, bağımlılıklarıyla güreşsin.

Birşey ona sürpriz olsun. Günlerinden birgünü, bir pakete sarılı olsun. Açılınca, içinden hiç beklemediği güzel bir haber çıksın. Bu gün üçyüzaltmışbeşten herhangi biri olsun. Öylesine bir pazartesi, arkaya kavuşturduğu ellerinde, unutulmaz bir salı saklasın. Öyle tahmini mümkün olmayan birşey olsun ki bu, hayatın sihirini anlatsın.

Bir hayali gerçek olsun. Bir hayale gözünü yumsun. Peşinden koşup, onu sobelesin. Hayalini kendinden saklamasın. Bir çizgi filmde olduğunu, herşeyin mümkün olduğunu unutmasın.

Bu duayı okusun. Kendi sesiyle duysun. Duası gerçek olsun. Tek kelimesine, tek satırına nazar değmesin. Amin.

4 Mayıs 2010 Salı

MAZHAR OLMAK


Bizim gençliğimizde ciltli defterlerimiz vardı.
Cilt kapaklarını kendi renklerimiz veya desenlerimizle süslediğimiz. Deftere heyecanlarımızı , aşklarımızı, ayrılıklarımızı, zamanın etkilendiğimiz veya bizi etkileyen olaylarını, üzüntülerimizi, kahırlarımızı yazar, hayranı olduğumuz ünlülerin, önemli olayların fotograflarını gazetelerden, dergilerden kesip yapıştırırdık.
Araya şiirler katar, anket sayfaları açar, doldurmaları için arkadaşlarımıza verirdik.
Mazhar Alanson'un kitabını elime ilk aldığımda lise çağlarımdaki defterim aklıma geldi. Keşke saklasaymışım.Ne güzel bir belge olurdu o dönemime ait.

Mazhar Alanson'un kitabı çok güzel olmuş. Hem bir dönem anlatılışı, o güzel şarkıların yaradılışı, sözlerin ilk halleri, notaları, resimleri, hayatının önemli anlarıyla, rengarenk bir yaşamın rengarenk bir kaydı ''MAZHAR OLMAK''. İçinde bir de cd'si var.Şu an bunları yazarken dinlediğim.Öyle ki sanki yanımda, bana söylüyormuş gibi hissettiren...

''Bu cd'deki şarkılarımı mikrofon karşısına geçip bir kerede gacırtısı, tısı, tuşu, detonesi, şaşırması, heyecanı, duygusu, hepsi içinde ardarda çaldım söyledim. Neticede sonradan hepsini en düzgün haliyle çaldıysam da; daha daha sonra ilk kaydıma geri döndüm. Dinlerken hatıralar, yıllar gözünüzde canlanabilir. Ne de olsa sahibinin sesinden. Siz de yavaştan yaşlandığınızı hissedebilirsiniz. Eski, yeni aşklarınızı hatırlayabilir, ya da yeniden aşık olmak isteyebilirsiniz. Bir ipucu vereyim. AŞK zordur aklınızda bulunsun.Resimlerime gelince yıllar içinde yaptığım şeyler. Acele etmeden, bazen de acele ederek hazırladığım ve yazdığım bu kitapta bir üniversiteli gencin aşıklar gününde sevgilisine hediye olarak alabileceği fiyattan olsun istememe rağmen, galiba kolleksiyoncular ve meraklıları ilgilendirecek bir fiyata satılacak. Kitaba umarım sıkılmadan bakar, okur, dinler ve seversiniz.Böyle bir örnek olduğunu görmedim. Umarım siz de seversiniz.'' demiş önsözün de Mazhar Alanson.